Prostat Kanseri

[Toplam: 6 Ortalama: 5]

Prostat Kanseri günümüzde erkeklerde yaygın şekilde görülen bir kanser türüdür.Sadece erkeklerin prostat bezi vardır. Prostat genellikle bir cevizin büyüklüğü ve şeklidir ve yaşlandıkça büyür. Mesanenin altına oturur ve üretrayı çevreler tüp erkekler idrar yapar ve boşalır.

Prostat nedir ve ne görevi vardır?

Prostat Kanserini tanımadan önce prostat nedir bilelim.

Prostat idrar kesesinin hemen çıkımında rektum dediğimiz kalın bağırsağın son kısmının önünde yaklaşık 17-20 gram ağırlığında kestane şeklinde ceviz büyüklüğünde bir salgı bezidir.

En önemli görevi meninin yani semenin yaklaşık %30 hacmini oluşturması ve prostatik asit fosfataz (PAP), prostat spesifik antijen (PSA), çinko (zn) gibi meninin sıvılaşmasını sağlayan bir takım maddeleri salgılamasıdır.

Menideki prostat sıvısı alkali olup ilişki sonrası vajene ulaştığında buranın asidik ortamı nötralize ederek hem semenin sıvılaşmasını sağlar hem de spermlerin vajende daha uzun süreli canlı kalmasına neden olur.

Sonuç olarak prostatın gebelik oluşmasında kritik görevi vardır. Ayrıca idrar yolunun idrar kesesinden sonraki bölümünü sarar ve idrar tutmaya katkıda bulunur.

Prostat kanseri nasıl ve neden olur?

Tümör bir organda kontrolsüz atipik hücre çoğalması neticesinde oluşur. Bu iki türlü gerçekleşir. Birincisi iyi huylu ya da habis olmayan tür olup çoğalma sadece kaynaklandığı organda olur ve kan yoluyla uzak organlara metastaz yapmaz.

Sadece bulunduğu ortamı ve komşu organları etkileyebilir. İkincisi ise habis olan tür yani halk arasında dişi olan tür olup hem kaynaklandığı organı hem de kan, lenf ve komşuluk yoluyla uzak organları istila ederek işlev bozuklukluklarına neden olur.

Tedavi edilmez ise ölümle sonuçlanır. Prostat kanseri prostatın dış kısmından (periferik zon) kaynaklanır. Kanser hücreleri ilk zamanlar prostat içinde kontrolsüz çoğalır ve prostatta yapısal bir takım değişikliklere neden olur.

Daha sonra kan yoluyla öncelikle bölgesel lenf bezlerine, kemiğe ve sonrada uzak organlara sıçrar.
Tüm kanserlerde olduğu gibi prostat kanserinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bazı faktörler sorumlu tutulmaktadır.

Temelde 3 faktör vardır. Bunlardan birincisi yaş olup yaş arttıkça prostat kanseri görülme ihtimale yükselir. İkincisi genetik yani kalıtımsal faktörlerdir.

Birinci derece akrabasında prostat kanseri tespit edilenler yakından izlenmeli ve risk altındalardır. Babası, dayısı ya da amcasında prostat kanseri olanlar 40 yaş üstü yakın takibe alınmalıdır.

Üçüncüsü ırk olup siyah ırkta görülme ihtimali daha yüksektir. Ayrıca sigara, çevresel faktörler viral infeksiyonlar gibi bir çok faktör sorumlu tutulmaktadır.

Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Prostat kanseri belirtileri başlangıçta hiçbir şekilde belli olmayabilir. Hastalığın büyük çoğunluğu rutin kontroller ya da çekap sırasında muayene şüphe ya da prostat spesifik antijen (PSA) testi yüksekliği netice yapılan biyopsi sonucunda ortaya çıkar.

Kanserin ilerlediği durumlarda prostta kanserin büyümesine bağlı kesik kesik idrar yapma, idrar yapmada zorlanma, gece ve gündüz sık idrara çıkma, idrarda yanma, sürekli idrar hissi gibi gibi spesifik olmayan belirtiler olabilmeltedir.

Hastalığın daha da ilerlemesine bağlı kemik ağrıları ve tuutuğu oragana bağlı bir takım şikayetler olabilmelktedir. Bazen yukarı idrar yolunun tutulumuna bağlı böbrek yetmezliği, kemiklerin ileri düzeyde tutulumuna bağlı kemik
kırıkları gibi ağır belirtiler görülebilmektedir.

Nadir de olsa sadece kemik ağrılarıyla gelen ileri yaş hastalarda prostat kanseri teşhisi konulabilmektedir.

prostat-kanseri

Prostat kanserinin tanısı nasıl konulur?

Prostat kanseri dünyada özellikle ABD de erkeklerde en sık görülen kanserdir. Bu kanserlerin bir çoğunun tanısı rutin kontroller sırasında konulmaktadır. Normal erkeklerde 50 yaş üstü, aile hikayesi olanlarda 40 yaş üstü olanlar değerlendirilmelidir. Değerlendirmede PSA testi ve rektal muayene çok önemlidir. İkisinden birinde ya da her ikisinde anormallik var ise prostattan biyopsi yapılmalıdır. Biyopsi sonucunda kanser tespit edildi ise evre ve dereceye göre tedavi alternatifleri tartışılır.

Prostat kanseri tanısında multiparametrik MRI (MPMRI) ne zaman gereklidir?

Prostat kanseri dünyada özellikle ABD de erkeklerde en sık görülen kanserdir. Bu kanserlerin bir çoğunun tanısı rutin kontroller sırasında konulmaktadır. Normal erkeklerde 50 yaş üstü, aile hikayesi olanlarda 40 yaş üstü olanlar değerlendirilmelidir. Değerlendirmede PSA testi ve rektal muayene çok önemlidir. İkisinden birinde ya da her ikisinde anormallik var ise prostattan biyopsi yapılmalıdır. Biyopsi sonucunda kanser tespit edildi ise evre ve dereceye göre tedavi alternatifleri tartışılır.

Daha önce biyopsi yapılan ancak kanser tespit edilemeyen hastalarda halen şüpheli durum var ise yani PSA yüksek ya da muayenede problem var ise hastaya multiparametrik prostat MRI(MPMRI) yapılmalıdır. MPMRI neticesine göre yeniden biyopsi yapılıp yapılmayacağına karar verilebilir.

Füzyon Biyopsi ne demektir ve ne zaman yapılmalıdır?

Prostat füzyon biyopsi MPMRI görüntülerinin ultrason görüntüleriyle çakıştırılıp MPMRI daki şüpheli lezyonların yerinin tespit edilmesi ve sadece kanser şüphesi olan alandan biyopsi alınması işlemidir.

Normal prostat biyopsisinde prostatın 12 yerinden rastgele parça alınırken kanser atlanabilmekte ve tekrar tekrar biyopsi yapılması gerekmektedir. Füzyon biyopside ise direkt şüpheli lezyondan biyopsi alınabildiği için kanseri yakalama oranı daha yüksektir.

prostat füzyon biyopsi mri görüntüsüBu nedenle füzyon biyopsi son zamanlarda daha güncel hale gelmiştir. Normal prostat biyopsisi makattan prostata girilerek ya da perineal (torbalarla makat arası) yoldan yapılmaktadır.

Prostat füzyon biyopsiyi biz perineal bölgeden yapmaktayız. Bunun en önemli avantajı rektum gibi kirli bir alana girmeyip daha siteril şartlarda ciltten giriş yapılması ve infeksiyon ihtimalinin daha düşük olmasıdır. Rektal biyopsiler de ciddi sonuçlar doğuran infeksiyonlar olabilmektedir.

 

Prostat kanseri tanısında PSMA sintigrafi ne zaman gereklidir?

psma

Prostat kanserinin tanısında değil daha çok doğru evrelemede PSMA sintigrafi daha hassastır. Prostat kanseri tanısını koymada biyopsi yeterlidir. Ancak evreleme için pelvik MRI/BT ve tüm vücut kemik sintigrafisi gerekir.

Kemik sintigrafisi ve MRI da aydınlatılamayan şüpheli lezyonlar var ise ve bu da hastanın tedavisini değiştirecek ise PSMA sintigrafi yapılması durumu aydınlatabilir.

Prostat kanseri ne zaman ve nasıl tedavi edilir?

Prostat kanseri tanısı konulduktan ve evrelemesi yapıldıktan sonra düşük orta yüksek şeklinde risk sınıflaması yapılır. Ayrıca lokal, lokal ileri ve metastaik şeklinde de değerlendirilebilir.

Risk değerlendirmesi hastanın PSA sonuçlarına, patolojik değerlendirmenin derecesine(gleason skorlaması), tümör evresine, kemik ya da uzak organ yayılımının olup olmamasına göre yapılmaktadır.

Ayrıca hastanın bundan sonraki yaşam beklenti süresi, ek hastalıklarının olup olmaması tedavi seçeneklerini etkilemektedir. Hastalara temelde 4 seçenek sunulur.

  • Aktif izlem
  • Ameliyat (açık, robotik, laparoskopik)
  • Radyoterapi
  • Hormon tedavisi

Hasta düşük riskli ise( PSA 10 ng/dL nin altında, patolojik sınıflama (gleason) 6-7, 2 veya daha az odakta tümör varlığı, kemik sintigrafisinde tutulum yok, MRI/BT normal) hastaya ilk planda aktif izlem önerebiliriz.

Aktif izlemden kasıt hastayı yakın takibe almaktır. Her 3 ayda bir PSA takibi 1 yılın sonunda da yeniden biyopsi yapılır. Evrede ya da risk de değişiklik var ise hasta yeniden tedavi açısından risk sınıflamasına sokulur ve tedavi buna göre belirlenir.

Bu grup hastalar bazen akif izlemi istmemektedir. Bu durumda cerrahi tedavi ya da radyoterapi alternatifleri hastayla tartışılır. Düşük riskli hastalar hormonoterapi önerilmez.

Hastalar orta riskli ise ( PSA 10-20, patolojik skor 7-8, 3 den daha fazla tümör odağı, kemik sintigrafisi negatif, MRI/BT normal) Cerrahi tedavi ya da hastanın durumuna göre alternatif ışın tedavisi (radyoterapi), brakiterapi (lokalize ışın tedavisi), kriyoterapi önerilebilir.

Hastalar yüksek riskli ise (PSA 20 nin üstü, patolojik skor 9-10, kemik tutulumu+/-, MRI/BT +/- ) ise hasta lokal ileri ise cerrahi tedavi alternatif olarak ışın tedavisi ve diğer tedaviler önerilebilir. Ancak tedavi alternatiflerini belirlemede hastanın yaşı, yaşam beklentisi, hastanın kendi kararı çok önemlidir.

Hasta metastatik ise Hormonoterapi ya da uzak organlarda da metastaz var ise kemoterapi düşünülebilir. Hormona direnç geliştiğinde ise kemoterapi alternatifleri mevcuttur.

Prostat kanseri tedavi çeşitleri

Prostat Kanseri Cerrahi Tedavilerinin Avantaj ve Dezavantajları Nelerdir?

Yapılan bilimsel araştırmalara göre hastaların genel sağ kalımı, nüksetme oranı gibi onkolojik sonuçlar bakımından her üç yöntemin sonuçları birbirine benzerdir. Ancak idrar kaçırma ve cinsel fonksiyon kaybı açısından robotik ve laparoskopik cerrahi daha üstündür.

Ek olarak robotik ve laparoskopik cerrahide hastalar işlerine daha çabuk dönmektedir.

Prof. Dr. Abdullah ArmağanÜroloji Uzmanı

Tüm merak ettiklerini ve randevu almak için aşağıdaki formu doldurabilir veya telefonla arayarak bana ulaşabilirsiniz.

Detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz?