Böbrek Kanseri

[Toplam: 3 Ortalama: 5]

Böbrek kanseri nasıl meydana gelir?

Böbrek Kanserini, tanımlamadan önce böbrek nedir ona bir bakalım.

 Böbrek kanseri başlangıçta hiçbir belirti vermeyebilir ve birçoğu başka bir nedenle yapılan ultrasonografi tetkiklerinde rastlantısal olarak tespit edilir. Belirti verdiğinde kanser böbreğin idrar süzülen kısmına ulaşmış ya da akciğer kemik gibi organlara yayılmış anlamına gelebilir.

Böbrekler bel bölgesinin her iki tarafında karnın arka kısmında yaklaşık 150-200 gram ağırlığında, 10-12 cm uzunluğunda fasulye şeklinde olan organlarımızdır. Normal bir insanda sağlı sollu iki adet bulunur ve en önemli görevi kanda biriken zararlı maddeleri vücudumuzdan uzaklaştırmaktır.

Kalpten pompalanan kanın yaklaşık %20’si böbreklerden geçer bu da yaklaşık 1500 litre kanın süzme işlemini gerçekleştirmek demektir. Böbreklerden birinde problem olduğunda veya hastalık nedeniyle alındığında diğer böbreğimiz hayatımızın devamı için yeterlidir. Ancak iki böbreğimizin yetmezliğinde ya da hastalık nedeniyle alındığında diyaliz olmaz ise yaşam mümkün değildir. Hayatımızın idamesi için bu kadar önemli bir organın kanseri de oluşmaktadır.

Böbrek kanseri böbrek hücrelerinin mutasyonu sonucu anormal kontrol dışı çoğalmasına bağlı olarak gelişir ve sonra kan yoluyla başka organ ve sistemlere giderek orada da kontrolsüz çoğalır ve metastaz yaptığı yerleri istila ederek görev yapamaz hale getirmektedir.

Böbrek kanserinin belirtileri nelerdir?

Böbrek kanseri başlangıçta hiçbir belirti vermeyebilir ve birçoğu başka bir nedenle yapılan ultrasonografi tetkiklerinde rastlantısal olarak tespit edilir. Belirti verdiğinde kanser böbreğin idrar süzülen kısmına ulaşmış ya da akciğer kemik gibi organlara yayılmış anlamına gelebilir.

En sık görülen belirti idrarda kanamanın mikroskobik ya da gözle görülmesidir. Kanser çok büyümüşse bası belirtilerine bağlı olarak şiddetli yan ağrısı, kanamaya bağlı kansızlık, ateş gibi durumlar olabilir.

Kanserli böbrek olan tarafta şişlik görülebilir. Akciğer tutulumunda öksürük balgamdan kan gelmesi gibi durumlar olabilir. Ayrıca kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, böbrek yetmezliği, kemik tutulumuna bağlı kemik ağrıları meydana gelebilir.

En önemli uyarıcı belirti idrarda kanamadır ve idrarda kanama görülürse mutlaka ileri tetkik için bir üroloji uzmanına başvurulması hayatidir, önemlidir.

bobrek kanseri belirtileri

Böbrek kanserini tetikleyen beslenme alışkanlıkları nelerdir?

Böbrek kanserinin kesin oluşum nedenleri diğer kanserlerde olduğu gibi bilinmemekle birlikte obezite yani şişmanlık en önemli 3 risk faktöründen birisidir. Avrupa üroloji klavuzuna göre böbrek kanserleri gelişimi için obezite hipertansiyon ve sigara en önemli risk faktörleridir.

Bu nedenle dengeli beslenme, aşırı yağlı yiyeceklerden kaçınma ve ekzersiz obeziteyi yani şişmanlığı önleme sonuç olarak böbrek kanserine yakalanmama adına önemlidir ve önerilmektedir.

Böbrek kanserinin gelişiminde ayrıca metal, kimyasal lastik, baskı endüstrileri gibi mesleksel mariziyetler ve genetik olarak ailesinde özellikle erken yaşta böbrek kanseri olanlar önemlidir ve risk altındadır.

Böbrek kanserinden korunmak için nasıl beslenmeliyiz ?

Yağ oranı yüksek protein içeriği düşük yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Sebze ve meyve tüketiminin daha fazla olması önemlidir. Eğer obez isek yaşam tarzımızı ve yiycek alışkanlıklarımızı değiştirmek böbrek kanserine yakalanma riskimizi azaltacaktır.

Et, süt ürünlerini, baklagilleri yağlı ürünlere tercih edebiliriz. Biraz da meyve sebze tüketimini artırır ekzersizi de eklersek obeziteye bağlı kanser riski en aza indirilebiliriz.

Kimler risk grubundadır?

Böbrek kanserleri tüm kanserlerin yaklaşık %2-3’ünü oluşturmaktadır. Batı ülkelerinde daha sıktır. Son 20 yılda görülme sıklığı %2 artış göstermiştir ve bu artış diyet ve çevresel faktörlere bağlanmaktadır.

Hastalık en sık 40 yaş ve üstünde görülmekle birlikte 15 yaş üstü herhangi bir yaşta nadir de olsa görülebilmektedir. Ancak 60-70 yaş aralığında sıçrama yapmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre 1.5-2 kat fazla görülmektedir. Sigara, hipertansiyon ve obezite en önemli 3 risk faktörüdür. İlave olarak kurşun sanayinde çalışanlarda, trikloretilen, metal, lastik baskı endüstrileri gibi mesleksel maruziyetlerde, asbest ve kadmiyum maruziyetlerinde, radyasyon maruziyetler de böbrek kanseri gelişme riski daha yüksektir.

Hastalar bu durumda ne yapmalı? Hangi kontrolleri ne sıklıkla yapmalı?

Böbrek kanserlerinin teşhisi nasıl konur

Daha öncede söylediğim gibi başlangıçta böbrek kanseri hiçbir belirti vermez. Kanser hüzreleri idrar sistemini istila ettiğinde en önemli ve en sık belirti idarda kanamanın olmasıdır.

Bu kanama ya gözle görülebilen idrar renginin kırmızı gelmesi şeklinde olabilir ya da idrar tahlili yaptırdığımızda idarda kan hücrelerinin fazla görülmesi şeklinde olabilir. Bu bizim için en önemli uyarıcı belirtidir.

Kanserli böbreğin çok büyümesine bağlı aynı tarafta çeşitli derecelerde böğür ağrısı ve şişkinlik olabilir. Son 2 ay içinde ciddi kilo kaybı, kansızlık, ateş, halsizlik belirtileri olabilmektedir.

Ayrıca uzak organların tutulumuna bağlı bulantı, kusma, öksürük, kanlı balgam, kemik ağrıları, baş ağrısı gibi belirtiler olabilir. Gerçekten sinsi bir hastalıktır.

Böbrek kanserlerinin yaklaşık %70 ‘i hiçbir belirti olmaksızın başka bir nedenle yapılan ultrasonografide rastlantısal olarak tespit edilmektedir. Hatta hastalar başlangıçta şikayet ve belirtileri olmadığı için hastalığı kabullenmek istemezler.

Ancak ilave tahliller yapıldıktan sonra ciddiyeti anlayabilirler. Sinsi bir hastalık olduğu için özellikle 40 yaş üstü en azından yıllık sağlık kontrollerinden geçilmesinin erken tanı için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Burada en önemli belirti idarda kanama olduğu için eğer idrarımızın renginin normalden farklı olduğunu gözlemlediysek mutlaka bir üroloji ya da nefroloji uzmanına başvurmalıyız.

Ayrıca özellikle 40 yaş üstü yıllık tam idar tahlili, ultrasonografi, basit kan tahlili ve tümör belirteçlerini içeren sağlık kontrollerinden geçmek erken tanı için hayati olduğunu düşünüyor ve öneriyorum.

Böbrek kanserlerinin teşhisi nasıl konur?

Böbrek kanserlerinde ilk tanı yaklaşık %70 rastlantısal olarak konulur. Bu şekilde konulan teşhislerin çoğunluğu erken dönemdedir ve tedavisi daha kolay ve kesindir. Geri kalanların teşhisi ise idrarda kanama aşırı kilo kaybı, o taraf karında kitle olması, kansızlık gibi durumlarda yapılan tahliller sonucu konulur ve bu durumda hastalık daha ilerlemiş vaziyettedir ve tedavisi daha zordur. İlk teşhis aracı ultrasonografi ve sonrasında bunu doğrulamak için MRI ya da Bilgisayarlı Tomografi yapılır. Başka organlara yayılım olup olmadığını araştırmak için PET-BT, Kemik sintigrafisi yapılabilmektedir.

Diğer kanser türlerine göre ne ölçüde tehlikelidir?

Böbrek kanseri teşhisi konuldu ise yapılabiliyor ise ilk olarak tümörün veya tümörlü böbreğin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Çünkü böbrek kanserinin kesin tedavisi cerrahidir.

Kanser başka organlara yayılmış ve cerrahi olarak çıkarılamaz ise kesin tedavisi maalesef mümkün olmamaktadır. Bu nedenle erken tanı gerçekten böbrek kanserlerinde hayat kurtarıcıdır.

Kemoterapi hayatı sadece 1-1.5 yıl uzatabilmektedir. Radyoterapinin ise tedavide yeri yoktur. Bu durum böbrek kanserlerini diğer kanserlerden ayıran en önemli özelliklerden birisidir ve birçoğundan daha tehlikelidir.

Böbrek kanserinin evreleri nelerdir?

Böbrek kanseri kanserli dokunun böbrekte işgal ettiği büyüklüğe ve yayıldığı organlara göre yapılmaktadır. Temelde 4 evredir. Birinci evrede kanserin çapı 4 cm den küçük ve böbreğin içindedir ve hiçbir yayılımı yoktur.

İkinci evrede kanser 4-7 cm arasında böbreğin içindedir ve yayılımı yoktur. Üçüncü evrede kanser 7 cm nin üzerinde ve böbreğin büyük damarlarına yayılmıştır. Dördüncü evrede ise kanser böbrek dışına, lenf bezlerine, akciğer ve diğer organlara yayılmıştır.

Hangi evrede ameliyat gerçekleştirilir?

Böbrek kanserlerinin kesin tedavisinin cerrahi olduğunu daha önce de belirtmiştim. Tüm evrelerde ameliyat gerçekleştirilebilir fakat kesin çözüm almak birinci evrede en başarılı iken dördüncü evrede mümkün değildir.

Birinci ve ikinci evrede sadece kanserli kısım ile birlikte az bir böbrek dokusu alınarak böbrek koruyucu cerrahi yapabiliyoruz. Sonuçlar oldukça yüz güldürücü olmaktadır.

Parsiyel nefrektomi dediğimiz bu cerrahi işlemi açık laparoskopik ya da robotik olarak yapabilmekteyiz. Üçüncü evrede ise maalesef böbreği feda etmek gerekiyor, yani radikal nefrektomi operasyonunu yapıyoruz. Tüm o taraf böbreğin alındığı bu ameliyatı gene açık ve laparoskopik olarak yapabilmekteyiz.

Dördüncü evrede kanama riski ve tümör azaltılması için böbreği ve kanserli dokuyu alıyoruz. Dördüncü evrede hastalar kemoterapi almalıdır. Ancak tedavi yanıtı maalesef iyi olmamaktadır.

Ameliyatsız tedavi yöntemleri nelerdir?

Böbrek kanserlerinin tedavisi yapılabiliyor ise cerrahidir. Ancak hasta gerek yaşından gerekse ek hastalıklarından dolayı ameliyatı kaldıramayacak durumda ya da tek böbrekli ve kanseri 4 cm den küçük ise kriyoterapi, termoterapi, ultrasonik tedaviler, çeşitli ablasyon tedavileri yapılabilmektedir.

Ayrıca kanserin tüm vücudu tuttuğu durumlarda hedefe yönelik ilaç tedavileri yani kemoterapi uygulanabilmektedir.

Hasta tedavi sonrasında ne sıklıkta kontrol yaptırmalıdır?

Evre 1-3 arasında kanserin tipine bağlı olarak 6 ayda bir 2 yıl süreyle Akciğer ve karnın MRI ‘ı ya da tomografisi yapılması gerekiyor.

İki yıldan sonra gene kanserin tipine bağlı olarak değişmekle birlikte yıllık kontroller gereklidir. Ayrıca kontrollerde kan ve idrar analizleri de yapılması gerekmektedir.

Egzersiz ve sporun böbrek kanseri oluşumunu önlemeye faydası var mıdır?

Böbrek kanseri obez olanlarda daha yüksek ve önemli bir risk faktörüdür. Ancak elbette obez olmayanlarda da görülebilmektedir. Spor ve egzersizin obezite gelişimini engelleyeceği mantığından hareketle böbrek kanseri gelişiminde en önemli 3 faktörden birisini ortadan kaldırmış olacağız.

Bir de üstüne sigara içilmez ya da bırakılır ise önemli risk faktörleri ortadan kalktığı için daha az kanser olacağız.

Genetik faktörler hastalığın oluşumunda ne oranda etkilidir?

Bütün kanserlerde olduğu gibi böbrek kanserinde de genetik faktörler önemlidir. Yaklaşık %10’ u genetik faktörlere bağlıdır.

Erken yaşta olması, bir böbrekte birden fazla kanser olması, iki böbrekte birden kanser olması, pankreas beyin gibi diğer organlarda da kanser olması böbrek kanserinin genetik olabileceğinin en önemli işaretleridir.

Von Hippel Lindau hastalığında hem böbrekte hem pankreasta hem de beyinde tümöral oluşumlar görülebilmektedir ve genetik geçişlidir.

Prof. Dr. Abdullah ArmağanÜroloji Uzmanı

Randevu almak için aşağıdaki formu doldurabilir veya telefonla arayarak bana ulaşabilirsiniz.

1 Yorum

Bir cevap yazın

Randevu almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz?